Beş yaşındaki çocuğunuz her akşam yatmak istemediğinde ne hissediyorsunuz? Yorgunluk, sabırsızlık, belki hafif bir çaresizlik. Peki çocuğunuz o an gerçekte ne hissediyor?
Çocuklar, özellikle küçük yaşlarda, duygularını sözcüklere dökme kapasitesine sahip değildir. Prefrontal korteks — dil, mantık ve duygusal düzenlemenin merkezi — 25 yaşına kadar tam olarak olgunlaşmaz. Dolayısıyla çocuğun "davranışı" çoğunlukla onun söyleyemediği şeyin tercümanıdır.
Davranışın Ardındaki Mesaj
Yatmak istemeyen çocuk belki şunu söylüyor olabilir: "Gündüz seninle yeterince vakit geçiremedim, seni özledim." Ya da: "Karanlıktan korkuyorum ama bunu nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum."
Çocuğun davranışını düzeltmeye çalışmadan önce, o davranışın ardında ne olduğunu anlamaya çalışın. Anlama, değişimin önünden gider.— Psikolog Başak Özcan
Oyun: Çocuğun Dili
Psikolog Virginia Axline'ın dediği gibi: "Oyun, çocuğun doğal dilidir; oyuncaklar ise sözcükleridir." Oyun terapisinde çocuklar, söyleyemediklerini oyun aracılığıyla ifade ederler.
Aktif Dinleme: Pratik Bir Yaklaşım
- Duyguyu adlandırın, davranışı değil: "Çok kızgınsın, değil mi?"
- Göz hizasına inin: Fiziksel olarak çocuğunuzla aynı seviyeye gelmek güveni artırır.
- Hemen çözüm üretmeyin: Bazen çocuk, bir çözüm değil sadece duyulmak ister.
- Yargılamadan yansıtın: "Anlıyorum, bu seni çok üzdü."
Ebeveyn Olmak: Mükemmel Değil, Yeterince İyi
Psikanalist Donald Winnicott'ın "yeterince iyi ebeveyn" kavramı, bize bir nefes aldırır. Mükemmel olmak gerekmez; tutarlı, merak eden ve tamir eden bir ebeveyn olmak yeterlidir.